İpekten kırpılmış nâzenin taneler raksediyorlardı semâlarda… “Yüce Nakkaş” beyaz ibrişimle nakış nakış işliyordu yeryüzünü ve böylece her şey aynı desen oluyordu. Bürümüştü Rahmetin rengi, kuşatmıştı tüm cisimleri. Örtülmüştü tüm kirler ve tek renk olmuştu her yer. Saflığın, temizliğin rengiydi artık bu coğrafya. Ağaçlar sevinçliydi, gelin oluyorlardı çünkü… Gipürden gelinliklerini bin bir çiçekli dantelâlarla süslemiş, düğün alayını bekliyorlardı. Birazdan konacaklardı dallara ve cümbüş başlayacaktı. Coşkulu şarkılar söyleyerek uçuşacaklardı oradan oraya ve semâ başlayacaktı. Tüm evren semâ edecekti artık kendi dilinde ve aşkın ateşi kavuracaktı titrek sînelerini…
Keşke gönüllerimize de hep kar yağsa!.. İnsanlar tek renk olsa. Kötülük, kin, nefret hep donsa… Tüm günahlar beyazlarda kaybolsa…