Mesele ne sevgili okurlar? Mesele
ne ha?
Mesele şu ki:
Yıl
2005 Yazar(!) Orhan Pamuk, bir İsviçre gazetesine
“Bir milyon Ermeni, 30 bin Kürt öldürüldü. Kimse söylemiyor, bari ben
söyleyeyim…” dedi ve üstüne bir de özür diledi…
Çok tartışıldı bu olay… Hangi eksen üzerinde olursa olsun
Pamuk’u eleştirenler Kızıl Elma koalisyonu olarak adlandırılıp bu koalisyonun
başına da ırkçı, faşist gibi sıfatlar eklendi. Çok zaman geçmedi. Yıl 2006
Yazar(!) Pamuk, Nobel Ödülü’nü aldı. Övgüler bir taraftan, eleştiriler bir
taraftan…
Yıl 2012 Fransa ‘Sözde Ermeni Soykırımı’nda atağa geçti.
Şimdi her taraftan Fransa’ya eleştiriler, boykotlar… Meşhur atasözü geliyor aklıma: ‘’Bu ne perhiz,
bu ne lahana turşusu!’’ Orhan Pamuk; Ermenileri kestik derken ağzını açmayanlar
hatta onu destekleyenler ve dahi Orhan Pamuk’u eleştirenleri kafatasçı
gösterenler bugün en ön safta gidiyor gibi Fransa olayında… Ne değişti acaba
2005’ten 2012’ye. Ben bir şeyleri mi kaçırdım?
Fransa siyasetçilerini tarihi olaylarda yargıda
bulunmakla eleştirenler, yazar Pamuk’un tarihi bir konuda insafsızca yargıda
bulunmasını niçin eleştirmezler?
Şimdi ortaya çıkan bu çelişkiyi nasıl çözeceğiz? Sözde
Fransa Boykotu ile hangi amaca hizmet etmektesiniz? Çıkarınız nedir? Yok, bu konuda
samimi iseniz her alanda Fransa’yı boykotunuzda, Sözde Ermeni Soykırımı’nda
Türklere en büyük darbeyi vuran Yazar(!) Orhan Pamuk’u da boykotunuza dahil
edin de biz de samimiyetinizi görelim vesselam…