Güneşin saltanatı çoktan bitti. Gece katran karası örtüsünü, yalnız günün değil hayallerimin de üzerine bürüdü... Adım adım ıssızlığa doğru ilerlerken bulutlar son sahnelerini perdeliyorlar alacakaranlık kuytularda, birazdan ay ve yıldızlar sahne alacak... Felekler raksederken güneşi kıskandıracak. Gözümün önünde kalan yalnız ipekten bir ibrişim gibi süyüm süyüm çekiliyor yollar ve uzaktan göz kırpıştıran rengârenk ışıkların cümbüşüyle bir müddet neşe buluyorum. Yollar tükeniyor, savrulan zamannın girdabında. Yollar ağlıyor âşıkların gözyaşlarında... Yollar yürekten yüreğe atılan ilmeklerle örülmüş yollar...Yollar sevdâ kiliminde ırgaç ırgaç dokunan yollar... Uzayan, dur durak bilmeyen acımasız yollar. Yollar gönlü sevdâya çarpan yürekleri ayıran hicrân yollar...