Bundan üç yıl önce karlı bir günde ilköğretim öğrencisi 10
arkadaş Elif Uzunpınar'ın evinde bir araya gelir. Maksatları birlikte
vakit geçirmek ya da herhangi bir etkinlik değildir. Amaç, İstanbul
Sarıyer'deki Kazım Karabekir İlköğretim Okulu'na tayini yeni çıkan bir
öğretmenin 'özel ekip projesi'ni yerine getirmektir. Peki, nedir özel
ekip projesi? Bunu en yalın haliyle, bir üst sınıfa geçen öğrencilerin
alt sınıftaki arkadaşlarına ders anlatması olarak açıklayabiliriz.
Sistem şöyle işliyor: Her hafta pazartesi ve çarşamba günleri iki
saat, ekip üyelerinin birinin evinde ya da okulda ders yapılıyor. Dersi
bir üst sınıfın başarılı öğrencisi anlatıyor. Tabii derse her isteyen
katılamıyor. Genelde başarılı öğrencilere teklif götürülüyor. Başarı
durumu çok iyi olmayan öğrenciler de katılabiliyor ancak önce söz
alınıyor. Her derse katılacak, verilen ödevleri eksiksiz yapacak,
düzenli olarak ders çalışacak.
Sınıflar 10-15 kişilik. Dersin küçük öğretmeni, bir hafta
öncesinden belli olan konuya hazırlanıp geliyor. Önce konuyu anlatıyor
sonra da sorular çözülüyor. Geçen haftanın çözülemeyen soruları
öğretmene soruluyor. Eğer küçük öğretmen soruyu çözemezse bir sonraki
merci dersin gerçek öğretmeni oluyor. Şayet derse geç kalan ya da
gürültü yapan olursa öğretmenin ceza verme yetkisi var. Ders arasında
arkadaşlarına dondurma, çikolata ya da çay ısmarlamak gibi!
Eski öğrencilerden okula vefa
Projede sekizinci sınıflara daha fazla önem veriliyor. Çünkü
önlerinde SBS gibi zor bir sınav var. Peki, ilköğretimden söz ettiğimize
göre sekizinci sınıfa kim ders veriyor? Okulun vefalı mezun
öğrencileri. Mesela okulunu birincilikle bitiren Kübra Okumuş, okul
ikincisi Ömer Faruk Pekel ya da Furkan Kürşat Pekel.
Örneğin Kübra... Onuncu sınıfa geçti, 100. Yıl Anadolu Lisesi'nde
okuyor. Dersleri saat 14.30'da bitiyor. Ama evine dahi uğramadan hemen
eski okuluna geliyor ve tahtanın başına geçiyor. Önce Türkçe, matematik
ya da fen bilgisi dersinin konusunu anlatıyor sonra da kendinden küçük
arkadaşlarının çözemediği soruları çözüyor. Küçük öğretmen iki yıldır
ders anlatıyor. Bu durumdan oldukça memnun. "Henüz 15 yaşında, ders
anlatmak zor olmuyor mu?" diye soruyoruz. Verdiği cevap büyükleri
kıskandıracak nitelikte: "İlk derste biraz heyecanlandım ama okuluma
vefa göstermem gerekiyor. Bu okuldan mezun oldum, elimden geldiğince
hizmet etmek istiyorum." Kübra, meslek seçiminde biraz kararsız. Sayısal
bölüm öğrencisi ve insanlara faydalı olacak meslek seçmek istiyor.
Ömer Faruk da henüz öğrenciyken öğretmenlik yapanlardan. O da
Kübra gibi aynı okulda okuyor ve onuncu sınıfa geçti. Haftanın iki günü
tahta başında. Arkadaşlarına matematik ve fen bilgisi derslerini
anlatıyor. Uluslararası ilişkiler okumak isteyen Ömer Faruk, daha uzun
yıllar arkadaşlarına ders anlatmak istiyor.
"SBS'de bu proje sayesinde başarılı oldum"
Ümit Bulut, özel ekip projesinin koordinatörü ve aynı zamanda
bilişim teknolojileri öğretmeni. Onun tek isteği öğrencilerinin SBS'de
iyi puan alıp başarılı okullara yerleşebilmeleri. Emeğinin karşılığını
fazlasıyla alıyor. Zira kendisinden önceki yıllarda 90 kişiden iki ya da
üç öğrenci iyi liseleri kazanırken, şimdilerde bu sayı 26'ya yükselmiş.
Yani başarı yüzde 90 artmış. Bulut, derslerin sadece okul döneminde
değil, okullar kapandıktan iki hafta sonra ve açılmadan iki hafta önce
de işlendiğini söylüyor. Böylelikle yeni yıla iki ya da üç konuya hakim
olunarak ve testleri çözülmüş halde giriliyor. Bu da başarı düzeyini
artırıyor.
Oğulcan Muci, ders alan öğrencilerden. Yedinci sınıftan beri özel
ekipte olan Oğulcan, şimdi dokuzuncu sınıfa geçti. Onun dershaneye
gitmeye vakti yok çünkü antrenmanları var. Bu yüzden özel ekipte olmayı
tercih ediyor. Oğulcan, "Buraya gelmeseydim SBS puanım çok düşük olurdu.
Çünkü sınavdaki sorular Ümit hocamızın aldırdığı kaynaklardaki soru
tipinden geldi. Mezun olmama rağmen hâlâ burada ders almam benim için
büyük şans." diyor.
***
Hem eğitim hem eğlence
Özel ekip sadece ders çalışmıyor sosyal aktiviteler de yapıyor.
Mesela okul müdürleri Osman Verim ve öğretmenleri Ümit Bulut ile beraber
ekibin doğum günleri kutlanıyor, sinemaya ve pikniğe gidiliyor, ev
ziyaretlerinde bulunuluyor. En önemli etkinliklerinden biri de düzenli
kitap okumak. Özel ekibin, iki haftada bir kitap bitirme zorunluluğu
var. Kitaplar seriler halinde okunuyor. Padişah serisi, Türkiye'nin
şairleri, güzel ahlak serisi gibi... Ümit Bulut amaçlarını şöyle
açıklıyor: "Bir şeyi öğrenirken tam öğrensinler, bütünlük olsun. Tarih
olarak önce hangi olay sonra hangi olay karıştırılmasın. Seriler halinde
okununca önce hangi padişah yaşadı ya da önce hangi şair vardı öğrenci
kafasında kurguluyor, şablon oluşuyor." Kitapların temin edilmesi de bir
sisteme oturtulmuş. Her öğrenci bir kitap alıyor ve dönüşümlü
okuyorlar. Okunan kitaplar okuldaki 'özel ekip kütüphanesinde'
toplanıyor.
Haber: Fatma TURAN
18.09.2011 ZAMAN Gazetesi Pazar Eki
http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=1180786&title=bu-okulda-ogrenciler-ogretmen
Not:HABER GENEL YAYIN YÖNETMENİMİZ ÖMER KARABULUT TARAFINDAN TAVSİYE EDİLMİŞTİR..

