Adı unutulmuş insanlığın ve adı hiç duyulmamış dayanışmanın maalesef temeli kurulmuştur taş kaldırımlara. Mutsuzluğu kazıdık, mutsuz olmak için bahaneler aradık, mutlulukla başlayanların bile son sözcüğünü mutsuzluk koyduk. Oysaki nasıl başlamışsa öyle sürdürüp, öyle bitirmeli. İyi başlangıçlar güzel sonları habercisi görülmeli. Ve korkular başa gelirmiş misali, umudumuzu bulduk ne yazık ki. Başladığımız gibi bitiremedik işte. Yaşayan insanın, insanlık denen özü hiç yaşatılmamış nedense. Adı kalmış sahillerde. Ve dalgalar kıyıya vurup gerçekleri söylemiş yine 'olmadı olmadı' diye. Bir dakika düşünse akıl yelkeni kim bilir ne kadar merhamet edecek kalpleri. Ama maalesef çalışmıyor fikir dümeni. Aslında bir nevi yaşamayan insanlar yaşatamıyor insanlık denen özlerini, bir dakika bile. Mazlumlar suçlarının birleştirilmiş insanlıklarının getirdiği zulme karşı 'bir dakikalık merhamet diye haykırıyor ancak yine o taş kaldırımlarda. Ama masumlar o kadar sessiz ki, suçlular ortalıkta boy gösterip, hayatın sefasını sürüp, kahkaha atacak kadar cesur.
Ne bir dakika susmaya, ne bir dakika cezaya, nede bir dakikalık merhamete niyetli kendileri. Mutsuzlukla mutlu olabilenlerin bile olduğu hayatta biz mutlulukla başlayıp mutlulukla bitiremedik işte