Türkiye Haziran'da yapılacak genel seçimin hazırlığına girdi. Heyecan dorukta. Hiç kuşkusuz heyecanın en büyüğü meydanlarda yaşanıyor, hissediliyor. Siyasi partilerin genel başkanları il il Türkiye'yi dolaşıyor, halkla buluşuyor. Liderler halka hitap ederken milletvekili adayları da elbette boş durmuyor. Onlarda seçim bölgelerinde kapı kapı dolaşıyor, Sivil Toplum Kuruluşları (STK)'ndan destek arıyor.
Kısacası bu yoğun tempo Haziran'a kadar devam edecek gibi görünüyor.. Seçim hazırlıkları ve heyecanı devam ede dursun, halkın kafasında oylayacağı partiler de netleşmeye başladı. Peki, seçmen oylayacağı siyasi partiyi nasıl netleştiriyor? Hangi maddeler seçmenin kafasında oluşuyor? Yanıtı liderlerde saklı aslında. Liderlerin seçim meydanlarındaki söylemleri, ortaya attığı vaatleri seçim üzerinde ciddi etkileri bulunuyor. Sandığa gidecek vatandaş, siyasilerden hizmet bekliyor. KASET BOLLUĞU YAŞANIYOR! Bir kaset rüzgârıdır aldı başını gidiyor. Peki ne oluyor? İlk olarak CHP’de çıktı bir kaset. Başrolde kaset yüzünden istifa eden Genel Başkan Deniz Baykal. Genel başkanlıktan istifayı verdi, ardından vekil adaylığına başvurmayacağı açıklanmıştı. Peki ne oldu? Baykal, memleketi Antalya’dan milletvekili adayı gösterildi. CHP içinde bir senaryo hazırlanmışa benziyor. Acaba Baykal, seçim sonrasında CHP’nin başına yeniden mi geçecek? Baykal’a genel başkanlığa dönüş yolu mu açılıyor? Gelelim birbiri ardına kaset ve beraberinde istifaların geldiği MHP’ye. CHP’de başlayan rüzgâr, MHP’yi de savurdu. Önceki dönem meclise giren milletvekillerinin bir takım kasetleri çıkıyor ortaya. Özel mi, değil mi gündemde tartışılan bu kasetler parti tabanında ciddi zararlar bırakıyor. MHP’de kaset rüzgârı esti önce iki milletvekili, sonra bir milletvekili ve milletvekili adayı görevlerinden istifa etti. Kasetler ortaya çıktıktan sonra yaptıkları savunmalarsa dikkat çekici. MHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Didinmez, kaset skandalı sonrası, 'Bu durum özel hayatımı ve ailemi ilgilendirir, istifa etmem' açıklamasında bulunmuştu. Ancak gelen son bilgilere göre, Bülent Didinmez ve İhsan Barutçu istifa etti. Akıllarda bazı sorularda oluşuyor tabi; Birincisi, bu bir komplo mu, birileri tarafından hazırlanan bir tezgâh mı? İkincisi, neden bu kasetler sadece mecliste de gurubu bulunan MHP ve CHP’de çıkıyor? Üçüncüsü, seçime hazırlanırken önce CHP, sonra MHP’de ardı ardına kasetlerin çıkması seçimi nasıl etkiler? Ve diğer sorular… MEYDANLAR SEMT PAZARLARI GİBİ! Seçim yaklaşıyor dedik. Liderler meydanlarda anlatıyorlar yapacaklarını. Meydanlar, semt pazarlarını aratmıyor adeta. Liderleri pazarcı esnafı olarak düşünürsek, alıcılarda sandıkta oy kullanacak vatandaşlar.
Pazarcı esnafı ürününü satabilmek, müşteri sayısını arttırabilmek için abartılı ve ilgi çekecek sözler söylüyor. Bizim siyasi liderlerde aynısı. Partilerine oy verecek seçmen sayısını arttırabilmek için kimisi ‘elektrik borçlarını silerim’ kimisi ‘mazot fiyatlarını düşürürüm’ kimisi ‘şu illeri büyükşehir yaparım’ kimisi ‘ekonomik aile kartı çıkarırım’ vaatlerini atıyor ortaya. Vatandaş, uçuk, kaçık, abartılı vaatlere aldırmıyor. Yazımızın başında söylemiştik ‘Halk hizmet istiyor’ diye. Ortaya atılan vaadi kim gerçekleştirecekse, o geçsin iktidara. ‘Şunu yaparım, bunu yaparım’ demeyle bir gemi yürütülmez. İşi yapacaksın, öyle başa geçeceksin. Seçimde halk kendi özgür iradesini sandığa yansıtacak, hizmeti yapacağına inandığı partiyi oylayacak. Eee ne diyelim, şimdiden hayırlı ve uğurlu olsun..