Bazı kitaplar vardır ki yıllar geçse de eskimez, her dem taze kalmayı başarırlar. Eskimeyen kitapların en önde geleni şüphesiz Allah'ın kitabı Kur'an-ı Kerim'dir. Dünyada da bu böyledir, her kültürde kutsal kitaplar kitapların en önde geleni olarak yaşarlar çünkü kutsal kitaplarda vazedilen bilgi dindir ve din insanlığın hayatını, düşünce yapısını, geçmişini ve geleceğini en derinden etkileyen kaynaktır.
İnsan ürünü kitaplardan da eskimeyenleri bulunur. Bunlar genellikle insanlığı derinden etkileyen fikirlere kaynaklık eden kitaplardır. Marks'ın Kapital'i, Mevlana'nın Mesnevi'si, Platon'un Devlet'i bunlardan yalnızca birkaçı... "Çöle İnen Nur" yazılışının üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen eskimeyen kitaplardan çünkü insanlığa yol gösterici, bütün fikir ve hareketlere ufuk açıcı bir hayatı, gelip geçmiş ve gelecek ademoğulları arasında dünyayı en derinden etkileyen bir insanın hayatını, Hz. Muhammed'in (s.a.v) hayatını anlatıyor.
Hz. Muhammed'in (s.a.v)hayatı gerek Müslüman gerekse Müslüman olmayan pek çok yazar tarafından anlatılmaya çalışıldı. Bu çaba günümüz yazarları tarafından da hala sürdürülmekte ... Necip Fazıl Kısakürek'in eserini farklı kılan herhalde yazarın kişiliği ve bakış açısı.. Necip Fazıl'ın hayatı boyunca verdiği mücadele ve eserin yazılış yıllarındaki çileler Çöle İnen Nur'u daha özel kılan birinci etmen. İkincisi ise hiç şüphesiz Necip Fazıl'ın o kendine has üslubu. Bu buyurucu, kendinden emin ve kıvrak üslup İslamiyet'in doğuşunun daimi bir aksiyon halinde ele alınışıyla birleşince eşsiz bir kıvam yakalanıyor.
Kitapta; "İzin ver; onu bir kere de ben anlatayım! İzin ver; herkesin boyuna göre açıldığı bu ufuksuz denizde sana yaklaşabilmek değil fakat kıyılardan gerilerden yani kendimden uzaklaşabilmak manasına bir kere de ben gücümü deneyeyim! Öyle ki sahili kaybetsem artık gerilere dönemesem ve sende boğulsam işte o zaman aradığım hayatın eşiğine ayak basmış olurum." diyerek söze başlayan Necip Fazıl, önce O doğmadan önceki dünya ahvalini benzersiz bir durulukla tasvir ediyor. Sonra eşsiz hayattan benzersiz kesitler sunuyor ve sonunda da batılı kafanın şüphe tohumları saçtığı meselelere tokat misali cevaplar veriyor.
O'nsuz yaşanan uzun yıllar ve çekilen zulmetlerden sonra, toprak altında gizli kalmış tohumların çatlaması misali, ümmetin yeniden O'na yöneldiği bu asırda; Arif Nihat Asya'nın:
"... Yüreklerden taşsın
Yine, imanlar!
Itrî, bestelesin Tekbîr’ini;
Evliyâ, okusun Kur’ân’lar!
Ve Kur’ân-ı göz nûruyla çoğaltsın
Kayışzâde Osman’lar
Na’tını Galip yazsın,
Mevlid’ini Süleyman’lar!
Sütunları, kemerleri, kubbeleriyle
Geri gelsin Sinan’lar!
Çarpılsın, hakikat niyetine
Cenaze namazı kıldıranlar!
Gel, ey Muhammed, bahardır...
Dudaklar ardında saklı
Âminlerimiz vardır...
Hacdan döner gibi gel;
Mi’râc’dan iner gibi gel;
Bekliyoruz yıllardır!" mısralarıyla haykırmalı ve Necip Fazıl'ın nitelemesiyle "Gaye-İnsan, Ufuk Peygamber Hz. Muhammet (s.a.v) hayatını daha bilinçlenmiş olarak bir kez daha okumalıyız.
Yayınevi: Büyük Doğu Yayınları
Fiyatı: 20 TL