Bildiğiniz gibi 2009 yılı “Evrim Teorisi” müellifi Charles Robert Darwin’in 200. doğum yılı. Son günlerdeki küçük kıyamet bu münasebetle koparılıvermiştir, hayırlı olsun!
Eh bu fırsat bir daha gelmez tabi. Hazır toparlak bir rakamın yanına doğum günü de eklenmişken bilimin yol gösterici nuruna, pardon ışığına karşı gelmek isteyen tüm gericilerin kökü kazınmalıydı. Fakat ne yapmalıydı da bu savaşı başlatıvermeliydi? Derkeen, ampul yanıverdi. Yok canım bu o değil! Bu bildiğiniz ampul, Edison’un ampulü!
Ampul yandı mı yanmadı mı bilmem ama sonuçta kapak olayı nasıl olduysa oldu, kıyamet koptu. Taraflar başladı atışmaya, bir taraf;“ Vay efendim siz bir bilime el atmamıştınız orayı da ele geçirdiniz. TÜBİTAK’a uzanan eller kırılsın, yobazlar, çekilin hükümetten!” diğer taraf da; “Evrim teorisi daha ispat edilememiştir, teorinin temelini oluşturan yüzlerce ara formdan biri bile bulunamamıştır, bu nedenle bilim değildir. Bu sizin dogmanızdır v.s.” şeklinde özetlenebilecek ifadelerle benimsediği davasını savunuyor.
Sizin de dikkatinizi çekti mi bilmem ama aynı konuyu tartışan iki tarafın tek ortak noktası, TÜBİTAK’taki dergini kapağının değiştirilmesi. Darwin’i savunanlar tarafı genellikle hükümetin değiştirilmesinden, rejimin tehlikede olduğundan bahsediyor. (Herhalde Darwin, teorisiyle ilgili bir yazının neredeyse rejim değiştireceği bu günleri görseydi çok duygulanır bilimin ulaştığı nokta için Allah’a şükrederdi!) Diğer taraf da hala Darwin’den, Homo sapiens’ten Homo neanderthalensis’ten dem vuruyor.
Meselenin Darwinle, evrimle alakası yok. En azından evrimi, bilimi savunuyor görünenler için yok. Yoksa evrim karşıtı olarak sunulanlar, ciddi ciddi evrim konuşuyorlar. Darwin ve teorisi üzerine diğerlerinden daha kayda değer, daha bilgilendirici yazılar yayınlıyor, konuşmalar yapıyorlar. Darwinci görünüp de sağda solda hükümete atanların derdi başka. Ne demişler dervişin fikri neyse zikri de odur. Bunlarınki de o hesap. Hükümet gitsin de Darwinle mi gider darbeyle mi gider orası mühim değil. Aslında benim merak ettiğim şey bu kapak olayının sahibi ya da akıl babası ne yapıyordur şimdi?
Sanki bir yerlerde bir adam kurulmuş da internetin, gazetenin, televizyonun başına: “Arkadaş, bir ok attım, kebap oldu. Peh, peh, peh!” diyormuş gibime geliyor. Bilmem size de oluyor mu?