Değerli okurlar, Türkiye sancılı ve zor günlerden geçiyor. Bu sancılara BDP’nin istekleri de eklenince olanlar oluyor..
İnsan şöyle bir düşünüyor ‘Bunlar ne yapmaya çalışıyor?’ Gerçekten buna anlam vermek zor, yapılanları anlayanda var anlamayanda. Hani yazımızın başında da dedik ya sancılı ve zor günlerden geçiyoruz diye. BDP Başkanı Selahattin Demirtaş çıkıyor, ‘Yurtta iki dilli hayata geçelim, ayrı bayrak ayrı dil’ diyor. İstekler çok, ama bunların yerine getirilmesi ‘zor..’ Sen kalkacaksın ülkenin resmi diline karışacaksın, ayrı bayrak isteyeceksin, ayrı eğitim isteyeksin. Öyle şey mi olur? Şunu ben desteklerim orada özellikle Doğu bölgesinde seçmeli Kürtçe dersi konabilir. Bu en adaletli yöntem olacaktır. İnsan düşünüyor 10 Ağustos 1920’de imzalanan ve Büyük Millet Meclisi’nin tanımadığı itilaf devletleriyle Osmanlı Devleti arasındaki son anlaşmada şöyle bir madde vardı; ‘‘Doğu Anadolu bölgesinde bir Ermeni ve Kürt devleti kurulacak’’ Acaba bunlar o günden bu yana kalan hayali gerçekleştirmeye mi çalışıyor, yoksa ortalığı daha fazla karıştırmayı mı amaçlıyor. Bu atılan adımın arkasında kim var? Kimin emirleriyle bu insanlar bu isteklerde bulunuyor? gibi sorular akılları karıştırıyor.. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hani diyordu ya ‘‘Sayın Başbakan neden susuyorsun, bunun arkasında sen mi varsın?’’ diye. Başbakan Erdoğan’da Bütçe görüşmelerinde sessizliğini bozdu ve resti çekti: ‘ Bu ülkenin dili tektir, bayrağı tektir, farklı bir dil olamaz’ BDP acaba bundan sonra ne yapacak. Acaba bastonlarını kaldırıp ‘Bu benim TC kimlik numaram’ mı diyecek, yoksa farklı farklı açıklamalar mı gelecek merakla bekliyoruz..
Bu sancılı süreçte sancıları daha fazla arttırmak isteyenler kendi çöplüklerine çekilsinler, istekleri asla gerçekleşmeyecek. Zor günlerde gelir, geçer..
BEKİR MERT
b.mert01@gmail.com www.habererzin.com