Geçen sezondan beri İstanbul Devlet Tiyatroları’nda oynanan ve benim izlediğim en iyi oyunlardan biri PROFESYONEL…Sırf oyuncuları için bile izlemeye değer.Oyunda Bülent Emin YARAR,Yetkin DİKİNCİLER,Gülen ÇEHRELİ ve Cenap OĞUZ rol alıyorlar.Özellikle Yetkin DİKİNCİLER ve Bülent Emin YARAR’ı sahnede seyretmek ayrı bir heyecan ve zevk veriyor insana.İki oyuncu da sahnede adeta devleşiyorlar.(Bülent Emin YARAR’ı hatırlamayanlar için kısa bir hatırlatma yapmak istiyorum.Kendisi şu anda FOX TV’de Öğretmen Kemal adlı dizide oynuyor.)Oyun un süresi 1 saat 30 dakika.Ama zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz bile.Konuya gelince Yugoslavya’daki büyük dönüşümden önceki ve sonraki toplumsal-politik yaşamı,bir entelektüelin yaşam öyküsü içinde, karakomedi türünde ve ironik bir üslupla anlatıyor.40 yaşlarında bir edebiyat adamı,bir sekreter ve bir gizli polisin sürprizlerle dolu soluk soluğa izlenecek bir hikayesi.
40 yaşlarında iki tane kitabı olan Teodor bir yayınevine genel yayın yönetmeni olarak yeni atanmıştır.Oyun başladığında telefonla kendisini sürekli arayarak kitabının niçin reddedildiğini soran bir yazarla konuşur.Bu yazarla konuşmaları giderek sert bir tartışmaya dönüşür.Sekreteri Marta, Teodor’a kendisiyle görüşmek isteyen bir adam olduğunu söyler.Teodor’un atlatma çabaları boşa çıkar.Gelen adam çok garip bir kişidir.Teodor hakkında inanılmaz ayrıntılar bilmektedir.Çocukken annesinin kendisini Teya diye çağırmasından,akrabaları ile ilgili özel bilgilere….
Luka Laban adındaki bu adam,eski rejim tarafından Teodor’un peşine takılan gizli polistir aslında.Yıllar boyunca onun söylediği her sözü,anlattığı her olayı ses bandına kaydetmiş,sonra bunları yazıya dökmüş ve polise teslim ederken de bir nüshasını kendine saklamıştır.Teodor’u izleye izleye Luka da edebiyat ve politika alanında bayağı mesafe katetmiştir.Teodor ve Luka’nın üzerinden hem bir dönemin siyasal yaşamına,hem de karakterlerin özel hayatı üzerinden evrensel sorunlara ışık tutuluyor oyunda….
Duşan KOVACEVİC’in yazdığı,Başar SABUNCU ve Bilge EMİN’in dilimize çevirdiği oyunu Işıl KASAPĞOLU yönetiyor.İnsan oyun süresince iki ünlü dev sanatçıdan gözlerini alamıyor.İnsanı kendilerine bir kere daha hayran bırakan sanatçıların şiir tadında oyunculukları var. Oyunun biletleri satışa çıktığında kısa sürede tükeniyor.Oyuna bilet bulmak epey zor olsa da ne yapın ,edin ve gidin,izleyin derim…
Eylem Özlem GÖKTAY