Bu sezon izlediğim en iyi oyunlardan biriydi “TARLA KUŞUYDU JULIET.”Tiyatro izlemeyen insanlar bile “ROMEO VE JULIET”’in o saf ve temiz aşkını bilirler sanırım.Onların ki tam ilk görüşte bir aşk hikayesidir.Birbirlerini görür görmez çok etkilenirler ve hayatlarının sonuna kadar beraber olmak istediklerini anlarlar.Üzerinden yıllar geçtiğinden artık nedeni bile hatırlanmayan kan davası yüzünden aileleri evlenmelerine izin vermez.Bu nedenle ailelerinden gizlice evlenirler.Yeni nikahlanmışlardır ki Verona’nın olağan sokak kavgalarından birinde Romeo Julıet’in biricik kuzenini öldürür ve prens tarafından hakkında sürgün emri çıkartılır.İki sevgili sadece tek geceyi beraber geçirebilirler ve Romeo o gece şehri terk eder.
Ephrahim Kishon’un oyununda Shakespear’in oyununda olduğu gibi Romeo ve Julıet ölmemiştir.Aradan tam yirmi yıl geçmiştir.İntiharın eşiğinden döndükten sonra bir de çocukları olan “meşhur aşıklar” kimsenin tahmin edemediği bir hayatı sürdürmektedirler.Bir yandan aileleri onları reddettiği için ekonomik sıkıntılarla boğuşurken ,bir yandan da hizmetçileri olmadığı için bütün ev işleri Julıet’e kalmıştır.Bu durum iki sevgili arasında sık sık tartışma yaratmaktadır.Ayrıca hırçın kızları da onları zorlamakta ve ikili arasında ateşli tartışmalara neden olmaktadır.Hatta öyle ki Julıet artık sık sık boşanmak istediğini dile getirmektedir.İkilinin anlaşamadığı konular bu kadarla da sınırlı değildir.Yirmi yıl önceki “cik” sesinin kime ait olduğu onlar için hala tartışma konusudur.”Tarla kuşuydu Julıet..”,”Hayır bülbüldü Romeo…”İki aşığın bu yaşadıklarını duyan onların yaratıcısı Shakespear da olaylara müdahale etmek üzere eve gelir.
Oyunda asıl sorgulanan “efsaneleşmiş bir aşk günlük hayatın getirdikleri içinde bir gün bitebilir mi?””Geçim sıkıntısı böyle masalsı bir aşkı öldürebilir mi? “
Oyunun çok sahici ve harika bir dekoru var:Mutfak…Oyuncular oyun başlamadan 10 dakika kadar önce sahneye gelerek gerçekten yemek pişirmeye başlıyorlar.Ve oyun boyunca da gerçekten mutfakta yemek pişiriliyor.Yemek kokuları ve buharı gerçekçi…
Oyunun yönetmeni Engin ALKAN aynı zamanda iki rolde daha karşımıza çıkıyor:ROMEO ve RAHİP LORENZO.Her iki rolde de çok başarılı.Hele rahip rolündeki mimiklerini görmeden olmaz.Sevinç ERBULAK ev kadını Juliet rolünde öylesine başarılı ki oyunculuğu tadından yenmiyor.Tabii ki Shakespeare rolünde Çağlar ÇORUMLU’yu ve hırçın kızları Lucretia rolünde Murat BAVLİ’yi de unutmamak lazım..Oyunun müzikleri ve rejisi de harika….
Bence gülmek ve aşkı sorgulamak için bu oyunu şehir tiyatroları sahnesinde herkesin gidip izlemesi gerekli…Oyunun alkışı bol olsun…