Sermet Sami Uysal’ın “Eşlerine Göre Ediplerimiz” adlı kitabı, 1954 yılında Cumhuriyet Gazetesi adına edebiyat dünyamızın duayenleri ve onların eşleriyle yapılan röportajlardan oluşmakta. Bu röportajlar aynı yıl aynı isimle Cumhuriyet Gazetesi’nde bir dizi şeklinde yayımlanmış.
Röportajlar sırasında edinilen birçok bilgi ve ayrıntı o günlerdeki gazete sütunlarında yer bulamamış. Yazar, bu ayrıntıların o tarihlerde yayımlanamamasının nedenini gazetenin yayım koşullarına ve edebiyatçılarımızın hayatta olmasına bağlıyor. Bu ilginç ayrıntılar röportajlar sırasında tutulan notlar Uysal tarafından tekrar gözden geçirilerek kitaptaki yerlerini almış.
Eşlerine Göre Ediplerimiz’de tam 31 edebiyatçımız yer alıyor. Sorduğu sorulardan ve edebiyatçılarımızla yaptığı muhabbetlerden de 32. kişi olarak Sermet Sami Uysal’ı tanıma fırsatını yakalıyoruz. İşte O isimler:
Reşat Nuri Güntekin, Refik Halit Karay, Peyami Safa, Faruk Nafiz Çamlıbel
Ercüment Ekrem Talu, Nurullah Ataç, Refik Halit Karay, Yusuf Ziya Ortaç,
Ahmet Kutsi Tecer, Orhan Kemal, Oktay Rıfat ,Şükufe Nihal Başar, Halide Nusret Zorlutuna , Hüseyin Siret Özsever, Hasan Âli Yücel, Aka Gündüz , Ahmet Muhip Dıranas, Ziya Osman Saba , Cevdet Kudret Solok, Bekir Sıtkı Kunt , Reşat Enis Aygen , Bedri Rahmi Eyüpoğlu, Nurettin Artam , Ruşen Eşref Ünaydın , Yaşar Nabi Nayır, Peride Celal , Mükerrem Kamil Su , Halide Edip Adıvar.
Kitapta edebiyatçılarımızın sizi şaşırtacak birçok özel yönünü öğrenmenin yanında, dönemin sosyal ve siyasal atmosferine de şahit oluyorsunuz. Yazarlarımızın birbirleriyle ilgili düşünceleri, aralarındaki kavgalar ve dostluklar satır aralarında sıklıkla karşınıza çıkıyor.
Edebi tarihimizde de olduğu gibi kitapta yer alan şahıslar genellikle erkek. Onları eşlerinden dinlemek birkaç edebiyatçımız dışında pek sürpriz içermiyor. Genel olarak eşlerini onaylayan onları savunan hanımlarla karşılaşıyoruz. Tabi Nurullah Ataç'la pek anlaşamayan ve ona gavur diye hitap eden eşi Leman Hanım gibi birkaç istisnayı saymazsak...
Kitabın asıl sürprizi bayan edebiyatçılarımızın eşleri tarafından anlatılmasında veya yazarlarımızın çocukları tarafından anlatılmasında ortaya çıkıyor. Satır aralarında Can Yücel gibi bugün saçı sakalı ağartmış birkaç ismin ilginç gençliği, çocukluğu da sizi bekliyor.
Kitapta yazarlarımız arasındaki derin maddi uçurum da gün yüzüne çıkmakta. Kimi yazarlarımız köşklerde yaşarken kimi yazarlarımız da sefaletin eşiğinde hayat sürmüşler. Bu farkın sebebi devleti yönetenlerle kurulan münasebet gibi görülüyor. İlginç olan şu ki bu isimlerden zorlu bir hayat geçirenlerin çoğu bugün edebi tarihimiz açısından çok daha önemli görülmekte.
Sermet Sami Uysal'ın edebi bilgisi, edebiyatçılarımızın dünyasına ve eserlerine olan aşinalığı kitap boyunca varlığını hissettiriyor. Bu, kitabı hiç şüphesiz olumlu yönde etkiliyor. Görüşülen isimlerin zenginliği ortada olsa da edebiyat dünyamızdan bazı isimlerin yokluğu ve yazarlarımıza olan tek yanlı yaklaşım büyük bir eksiklik olarak kendini eser boyunca hissettirmekte. Ayrıca Sermet Sami Uysal'ın kendini çok sık ön plana çıkarması röportaj türüyle ve eserin amacıyla sık sık çelişiyor. Yine de eser olumlu ve olumsuz yanlarıyla bir bütün olarak ele alındığında edebiyat meraklılarına çok şey vaadediyor.
Velhasıl "Eşlerine Göre Ediplerimiz" edebiyat tarihimize ve 1950'li yıllara kısa bir yolculuk etmek isteyenleri sayfalarına bekliyor.