Mustafa Kutlu’nun bu hikâyesinin öncesinde ve sonrasında pek çok İslami hidayet romanı yazıldı fakat hiçbiri ilk baskısını 1981 yılında yapan Kutlu’nun bu eserindeki derinliği yakalayamadı. Yoksulluk İçimizde, her seviyeden okuyucunun kendi derinliğine göre bir şeyler yakalayabileceği bir eser…
“Yoksulluk İçimizde” Mustafa Kutlu’nun pek çok eseri gibi roman ile hikâye türlerinin arasında bir yerde duruyor. Çünkü eser için; bir solukta okunması yönüyle hikâye, çok derin tahliller içermesi bakımından da roman denebilir.
Eser aslında yaşadığımız çağa, bu çağın değerlerine sağlam temeller üzerine oturmuş bir eleştiri yapıyor. Eserin gerçek manasıyla anlaşılabilmesi, derin bir okuma kültürünü gerektiriyor. Çünkü Kutlu, yaptığı atıflarla, kullandığı sembollerle yaşadığımız çağı ve yaşam tarzıyla, zihniyetiyle çağın çarpıklıklarının sürmesini sağlayan; bedenî ve maddî hazlara bağlı bir mutluluk düşüncesini besleyip büyüten, Dünya muhabbetini sayısız teferruat ile zenginleştiren, mutluluğu eşyada arayan, sürekli eşyaya koşan modern dünya insanını –bizleri- derinden derine eleştiriyor. Bu eleştiri sırasında anlamca çok derin ifadelerle birlikte okunma bakımından çok sade bir üslup kullanılıyor. Her okuyucunun seviyesine göre pay çıkartabilmesi fakat her türden okuyucunun da eseri sıkılmadan okuyabilmesinin nedeni de bu.
“Yoksulluk İçimizde” feministinden muhafazakarına, overlokçusundan ceo’suna kadar her kesimden, seviyeden insana çok şey vaat ediyor. Uzun lafın kısası; bu kitap sizi kalbi olan bir dünyaya çağırıyor. Hem de zevk alarak okuyacağınız bir hikâye eşliğinde…
Mustafa Kutlu kimdir?
Mustafa Kutlu 1947 (Erzincan / Ilıç / Kuruçay) doğumludur. Çocukluğu babasının nahiye müdürlüğü yaptığı Erzincan köylerinde geçti. Orta öğrenimini Erzincan Lisesi'nde (1964), yüksek öğrenimini Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili Edebiyatı Bölümü'nde tamamladı (1968). Tunceli ve İstanbul'da edebiyat öğretmenliği yaptı. (1968-1974).
Görevinden ayrılarak kuruluşuna katkıda bulunduğu Dergâh Yayınları'nda çalışmaya başladı (1974). Sanat hayatına İstanbul'da çıkan "Fikir ve Sanatta Hareket" dergisinde yayımladığı hikâyeler ile girdi (1968). Ayrıca Adımlar (Erzurum 1970-72), Hisar , Türk Edebiyatı , Düşünce , Yönelişler gibi dergilerde yazdı. 1990 Mart'ından itibaren yönettiği Dergâh dergisinde hikâye ve yazıları çıktı.
Türk dili edebiyatı ansiklopedisi (8c. 1976-98)nin III. ciltten itibaren yayım yönetimini üstlendi ve bu ansiklopediye geniş ölçüde madde yazdı. 1986 yılından itibaren Zaman gazetesinde "Bir demet İstanbul" başlığı altında şehir yazıları yayımladı, daha sonra bu faaliyetini Yeni Şafak gazetesinde sürdürdü. (1995).
Sinema ve televizyonla ilgilenerek senaryolar yazdı, televizyona programlar hazırladı. Evli ve 2 çocuk babasıdır.
Eserleri:
Hikâyeler: Ortadaki Adam (1970), Gönül İşi (1974), Yokuşa Akan Sular (1979), Yoksulluk İçimizde (1981), Ya Tahammül Ya Sefer (1983), Bu Böyledir (1987), Sır (1990), Arka Kapak Yazıları (1995), Hüzün ve Tesadüf (1999), Uzun Hikâye (2000), Beyhude Ömrüm (2001), Mavi Kuş (2002), Tufandan Önce (2003), Yoksulluk Kitabı (2003), Rüzgârlı Pazar (2004), Chef (2005), Menekşeli Mektup (2006). Tahir Sami Bey’in Özel Hayatı (2009)
Denemeler: Şehir Mektupları (1995), Akasya ve Mandolin (1999).
İnceleme: Sait Fâik'in Hikâye Dünyası (1968), Sabahattin Ali (1972).