Öncelikli ZAMAN Gazetesi cumartesi ekinde
KURŞUNKALEM böyle bir olay olacağınız yazdı.
Hatırlayalım
“Şimdiden gazeteci arkadaşlarımı uyarıyorum. Ayşe Arman'ın birkaç gün içinde
patlatacağı 'bomba'ya karşı hazırlıklı olun. Şaşırmayın, onu kınamayın. Ayşe
Arman ne yapsa yeridir, giyinmeyi pek sevmiyor ama ne giyse yakışıyor! Ona
gıpta ediyorum. Kendisiyle, hayatla dalga geçmesini, bunlara gülmesini,
eğlenmesini, kendi doğrularının peşinden gitmesini zaman zaman da kıskanıyorum.
Ama böyle mutlu oluyor demek ki kendisi... Tesettürlülerle ilgili yazısında
(Bana bu hal değişikliği bir çalışmanın habercisi gibi geliyor) umarım empati
kurar..”
Daha
sonra haber doğan grubu TV reklâm olarak dönmeye başladı ve sonunun da
Hürriyette yazı dizisi başladı…
Birkaç
yazarın tepkileri şu şekilde:
Taraf gazetesinden Yazar Elif Çakır :” Önce soyun sonra örtün.
Ayşe,
gazetesinin “Aç Kapa Artema”sı olmuş bunu öğrendik.
Ey
empati yoksunları: hele bir kapanın, örtülü olmanın zorluklarını bir yaşayın,
bakalım koca aşkına, baba sevdasına çekilecek şey midir örtünmek.
Zaman gazetesinden Yazar M. Nedim
Hazar:” Şahsen bu ülkedeki inançlı kesimin, başını
örten insanların Reina, Laila'ya gitmek istediklerini zannetmem. Alınmadıkları
için değil, gitmek istemedikleri için gitmezler. Ama bu ülkede bir medya
grubunun yayın yönetmeninin 'kuruluşumda örtülü insan çalıştırmam' dediğini çok
iyi hatırlıyorum. Keşke Ayşegül Hanım Nişantaşı'nda salınmak yerine holding
medyasında iş arasaydı. Bakalım ona nasıl davranacaklardı.
Bu
memleketin çocuklarını eğitim binalarına almayan zihniyet ortalıktayken, içkili
mekânlarda fink atmanın mantığını anlamak mümkün mü?
Bir
üniversite kampüsüne girmeyi denesenize ya! “
Taraf gazetesinden yazar Yasemin
Çongar:” Ayşe Arman bence hayırlı
bir iş yaptı.
Evet,
aceleye getirilmiş bir proje olduğu belliydi ve evet, yüzeysel gözlemlerle
sınırlıydı yazdıkları...
Evet,
belki istihza dozu yer yer mütedeyyinleri rencide edebilecek kadar yüksekti...
Ve
evet, sosyolojik derinliği olan, toplumsal hayatımızın her alanına mercek tutan
bir haber-röportaj koymadı ortaya...
Ama
–ne yazık ki Taraf’ın bir köşesi dahil- bazı gazetelerde hakkında yazılan galiz
ve düzeysiz yorumları da hakketmedi Arman. “
Habertürk gazetesi yazarı Nihal
Bengisu Karaca:” Sıkıyorsa bir
üniversiteye girmeye çalışmalıydı Ayşe Arman, sıkıyorsa, bir iş başvurusunda
bulunmalıydı. Üniversitelerin sosyal tesislerinde bir kola içmeye
kalkışmalıydı, orduevlerine girmeyi denemeliydi. Bir yemin törenine girmeye
yeltenmeli, bir mezuniyet törenine katılmalıydı:
Dahası,
madem bu iş bu kadar sıkıntılı, kadınlar hangi inançla, hangi bilgiyle bu
sıkıntıyı göze alıyorlar diyerek o anlayışın içinde derinleşmeyi denemeliydi.
"Erkekler örttürüyor işte" deyip çıkmak kolay bir yol, ama bunun
adına "empati kurmak" denmez, buna kolaya kaçan işgüzarlık denir.
Gazetecilik refleksini tatmin etme adına lafügüzaf üretmek denir. İncittiğin
binlerce kadın da cabası.”
Çağla(Ankara):” Ayşe arman örtündü ama kalbini örtemedi. her
Müslüman da demiyorum her insan örtünebilir ama bilinçli örtünemez Ayşe arman
da bunlardan biridir... Hakkını veren örtülüler Cenap-ı hakkın verdiği nimetten
memnun ayse arman memnun olmasa da örtülüleri denemek ona kalmamış. Allah( c.c)
insanları dener ama insanlar deneyemezler”
Serdar(istanbul):” Ayşe hanım bi de o elbiselerle bir kısım
resepsiyonlara girin de görelim! Bakalım içeri bile girebiliyor musunuz? ya da
üniversite kapısından dönün! ya da bir yemin törenine gidin de sizi geri
çevirsinler o zaman anlayın o insanların halinden. Fildişi kulelerde
yaşıyorsunuz. Kendi memleketinizin insanını discovery channelda hayvanları
izler gibi izliyorsunuz. Acaba Yahudi şapkası kippayı takıp bir kaç Yahudi
çoğunluklu mahalleyi gezip de izlenimlerini anlatabilir mi? yoksa onun sözüm
ona gazeteciliğinin sınırları burada bitiyor mu?”