Öğretmenler, mahkeme kararı ile kapatılan You Tube dışında da bazı sitelerin, il ve ilçe okullarında keyfi olarak yasaklandığını öne sürdü.
“ Site yasaklayarak hiçbir yere varamayız” diyen öğretmenler şunları dile getirdi:
“Bir TV haberinde söylendiği gibi, Başbakan da dâhil olmak üzere You Tube’a girmek isteyenler farlı yollarla You Tube takip etmeye devam etmektedir. Bu takip çok zaman almaktadır. İnsanlar değerli zamanlarını You Tube’a ulaşmak için tüketiyorlar. Kaldı ki You Tube, sakıncalı içeriklerini, site izleyicilerinin şikâyeti üzerine kapatan bir sitedir. Ülke olarak yapmamız gereken şey, sakıncalı içerikleri You Tube’a bildirmektir. Öğrencilerimiz, bu içerikleri şikâyet ederek You Tube’un, bizleri rahatsız eden sayfalarının hızlı bir şekilde kaldırılmasını sağlayabilirdi.”
Birkaç olumsuz sayfa yüzünde You Tube gibi, eğitsel amaçla da kullanılabilecek bir sitenin kapatılmasını doğru bulmadıklarını söyleyen öğretmenler; “Hangi AB ülkesinde You Tube yasaklanıyor. Sürekli yasaklara karşı olduklarını söyleyenler neden bu yasaktan vazgeçmiyor? Mahkeme kararı ile yapılan bu yasak Türkiye’de You Tube’a olan ilgiyi artırmıştır. You Tube’da yayınlanan olumsuz içerikler herkesin merak konusu haline gelmiştir. İnternetle ilgisi olmayanlar bile bu sayfaları görmek istemektedir. Dünyaca ünlü bir siteyi kapattıran o sayfa ya da sayfalar hangileridir? Herkes, yasaklanan bu sayfaları görerek merakını gidermenin arayışı içine girmiştir. Yasak yüzünden, uzak durulmasını istediğimiz internet sayfaları toplumun ilgi odağı hale gelmiştir,” dedi.
Öğretmenler şöyle devam etti:
“You Tube için alınan yasaklama kararı ne zaman kalkacaktır? Bununla ilgili herhangi bir bilgi mevcut değildir. Üç beş kişinin You Tube’a olumsuz içerik yüklemesi, tüm Türkiye’yi meşgul etmiştir. Bu yasakla adımız, birkaç yasakçı ülkeyle birlikte anılır olmuştur. Her olumsuz içerik yüklendiğinde, herkes için önemli hale gelmiş olan, dünyaca bilinen siteleri kapatacak mıyız? Birkaç kişi bir araya gelip Türkiye ile köşe kapmaca oynamaya devam mı edecektir? Büyük ülke dediğimiz ülkemiz, kendini bilmez birkaç kişinin maskarası mı olacak?”
İnternet konusunda önemli olan vatandaşların bilinçlendirilmesidir diyen öğretmenler, internet yasaklamalarını şu sözlerle eleştirdi:
“Okulun görevi eğitimdir. Öğretmenler öğrencileri eğitmekle görevlidir. uygun olmayan siteleri haricinde, You Tube ya da başka sitede olumsuz bir içerik varsa, öğrencilerimiz o içeriği okullarda açıp bizlere gösterebilmelidir. O içerikle ilgili bizlere soru sorulmalıdır. Atatürk hakkında mı olumsuz bir içerik hazırlanmış… Bu yanlış içerik hakkında öğrencilerimiz aydınlatmalıdır. Yanlış davranışlar içinde olanlara karşı öğrencilerimizi doğru bilgilerle donatmak öğretmenlerin görevidir. Silahımız yasaklama değil, bilgiyle olumsuz içeriklerin üstesinden gelmek olmalıdır. Konu, okulun dışına atıldığında, öğrencilerimiz bu olumsuz içeriklerle baş başa kalıyor. Kimseden bilgi desteği alamıyor.’ Aman izleme, aman bakma’ dendiğinde çocuk, kendisinden doğru bir bilginin gizlenmek istendiğini sanıyor. Böylece o olumsuz sayfaları hazırlamış olanlar amaçlarına ulaşmış oluyorlar. Buna neden izin veriyoruz? Türkiye’nin eğitim birikimi bunu anlamayacak kadar geriledi mi? İnternet sayfalarını yasaklayanlar öğretmenlere güvenmiyor mu? Yasakçı tutum, sorunun üstesinden gelmek değil, sorunu daha da büyütme anlayışıdır.”
YouTube’un mahkeme kararı ile kapatıldığını biliyoruz. Bir de keyfi kapatmalar var, diyen öğretmenler şöyle devam etti:
“ Örneğin bazı il ve ilçelerde Telekom aracılığı ile okul internetleri kısıtlanıyor. Seks sayfaları kapatılsın, ona bir şey demiyoruz. Bu uygulama dünyanın birçok ülkesinde var. Ancak google’un blogger’i niye kapatılıyor? Mahkeme kararı ile değil bu kapatmalar. Daha da bir sürü site kapatılıyor. Blogger de eğitim amaçlı kullanılabilecek önemli bir site. Öğretmenler kurslardan geçirilerek Intel öğretmenlik belgesi alıyor. Intel öğretmenlik, bazı dersleri bilgisayar üzerinden yapabilmek anlamına geliyor. Önünüze gelen siteyi kapatırsanız, hangi site araçlarını kullanarak Intel öğretmenlik yapacaksınız. O ilin ya da ilçenin mülkü amiri, şu siteyi de kapatın diyor, kapatıyorlar. Hatta mülkü amirlere bile gerek yok. Bilgisayardan anlayan biri, şunu da kapatalım, bunu da kapatalım diyerek okul internetlerini kısıtlayıp duruyor. Bir gün Google de kendi sayfalarını Türkiye’ye kapatırsa ne olacak? Neden sorunlara mantıklı çözümler üretmiyoruz? Milli Eğitim Bakanlığının bu konulara el atması gerekmez mi? Yasaklarla bir yere gidemeyeceğimizi artık öğrenmiş olmamız gerekir.”
Haber: Salih Ertan Ulakoğlu /gonullumuhabir.com
Haberimizin Yayınlandığı Yerler: